İlk Yardım

4. KANAMALARDA İLK YARDIM

A. Kanama nedir?

Damar bütünlüğünün bozulması sonucu kanın damar dışına (vücudun içine veya dışına) doğru akmasıdır.

Kanamanın ciddiyeti aşağıdaki durumlara bağlıdır:

  • Kanamanın hızına,
  • Vücutta kanın aktığı bölgeye,
  • Kanama miktarına,
  • Kişinin fiziksel durumuna ve yaşına.

 

Kaç çeşit kanama vardır?

Vücutta kanın aktığı bölgeye göre;

Dış kanamalar: Kanama, yaradan vücut dışına doğru olur.

İç kanamalar: Kanama vücut içine olduğu için gözle görülemez.

Doğal deliklerden olan kanamalar: Kulak, burun, ağız, anüs, üreme organlarından olan kanamalardır.

Damar tipine göre;

Atardamar kanamaları: Kalp atımları ile uyumlu olarak kesik kesik akar ve açık renklidir.

Toplardamar kanamaları: Koyu renkli ve sızıntı şeklindedir.

Kılcal damar kanamaları:  Küçük kabarcıklar şeklindedir.

Kanamalarda ilk yardım uygulamaları nelerdir?

Dış kanamalarda ilk yardım:

  • İlk yardımcı kendini tanıtır ve hasta/yaralıyı sakinleştirir,
  • Hasta/yaralı sırtüstü yatırılır,
  • Yaralının durumu değerlendirilir (ABC),
  • Tıbbi yardım istenir (112),
  • Yara ya da kanama değerlendirilir,
  • Kanayan yer üzerine temiz bir bezle bastırılır,
  • Kanama durmazsa ikinci bir bez koyarak basıncı arttırılır,
  • Gerekirse bandaj ile sararak basınç uygulanır,
  • Kanayan yere en yakın basınç noktasına baskı uygulanır,
  • Kanayan bölge yukarı kaldırılır,
  • Çok sayıda yaralının bulunduğu bir ortamda tek ilk yardımcı varsa, yaralı güç koşullarda bir yere taşınacaksa, uzuv kopması varsa ve/veya baskı noktalarına baskı uygulamak yeterli olmuyorsa boğucu sargı (turnike) uygulanır,
  • Kanayan bölge dışarıda kalacak şekilde hasta/yaralının üstü örtülür,
  • Şok pozisyonu verilir,
  • Sık aralıklarla (2-3 dakikada bir) yaşam bulguları değerlendirilir,
  • Kanayan bölge dışarıda kalacak şekilde yaralının üstü örtülür,
  • Yapılan uygulamalar ile ilgili bilgiler (turnike gibi) yaralının üzerine yazılır,
  • Yaşam bulguları sık aralıklarla (2-3 dakikada bir) değerlendirilir,
  • Hızla sevk edilmesi sağlanır,

 

İç kanamalarda ilk yardım:

İç kanamalar şiddetli travma, darbe, kırık, silahla yaralanma nedeniyle oluşabilir. Yaralıda şok belirtileri vardır. İç kanama şüphesi olanlarda aşağıdaki uygulamalar yapılmalıdır:

  • Hasta/yaralının durumu değerlendirilir (ABC),
  • Tıbbi yardım istenir (112),
  • Üzeri örtülerek ayakları 30 cm yukarı kaldırılır,
  • Asla yiyecek ve içecek verilmez,
  • Hareket ettirilmez (özellikle kırık varsa),
  • Yaşam bulguları incelenir,
  • Hızla sevk edilmesi sağlanır,

 

Doğal deliklerden çıkan kanamalarda ilk yardım:

Burun kanaması:

  • Hasta/yaralı sakinleştirilir, endişeleri giderilir,
  • Oturtulur,
  • Başı hafifçe öne eğilir,
  • Burun kanatları 5 dakika süre ile sıkılır,
  • Uzman bir hekime gitmesi sağlanır.

 

Kulak kanaması:

  • Hasta/yaralı sakinleştirilir, endişeleri giderilir,
  • Kanama hafifse kulak temiz bir bezle temizlenir,
  • Kanama ciddi ise kulağı tıkamadan temiz bezlerle kapatılır,
  • Bilinci yerinde ise hareket ettirmeden sırtüstü yatırılır, bilinçsiz ise kanayan kulak üzerine yan yatırılır.
  • Kulak kanaması, kan kusma, anüsten veya üreme organlarından gelen kanamalarda hasta/yaralı kanama örnekleri ile uzman bir hekime sevk edilir.

 

Vücutta Baskı Uygulanacak Noktalar Nerelerdir?

Atardamar kanamalarında kan, basınç ile fışkırır tarzda olur. Bu nedenle kısa zamanda çok kan kaybedilir. Bu tür kanamalarda asıl yapılması gereken, kanayan yer üzerine veya kanayan yere yakın olan bir üst atardamar bölgesine baskı uygulanmasıdır. Vücutta bu amaç için belirlenmiş baskı noktaları şunlardır:

  1. Boyun:Boyun atardamarı (şah damarı) baskı yeri
  2. Köprücük Kemiği Üzeri: Kol atardamarı baskı yeri
  3. Koltuk altı: Kol atardamarı baskı yeri
  4. Kolun Üst Bölümü: Kol atardamarı baskı yeri
  5. Kasık: Bacak atardamarı baskı yeri
  6. Uyluk: Bacak atardamarı baskı yeri

 

Kanamalarda üçgen bandaj uygulaması nasıl yapılmalıdır?

Üçgen bandaj, vücudun değişik bölümlerinde bandaj ve/veya askı olarak kullanılabilir. Üçgen bezin tepesi tabanına doğru getirilip yerleştirilir. Sonra bir ya da iki kez daha bunun üzerine katlanarak istenilen genişlikte bir sargı bezi elde edilmiş olur.

Ele üçgen bandaj uygulama:

Parmaklar, üçgenin tepesine gelecek şekilde el üçgen sargının üzerine yerleştirilir. Üçgenin tepesi bileğe doğru katlanır. Elin sırtında, üçgenin uçları karşı karşıya getirilir ve çaprazlanıp, bilek seviyesinde düğümlenir.

Ayağa üçgen bandaj uygulama:

Ayak, üçgenin üzerine düz olarak parmaklar üçgenin tepesine bakacak şekilde yerleştirilir. Üçgen bandajın tepesini ayağın üzerinde çaprazlayacak şekilde öne doğru getirilir. İki ucu ayak bileği etrafında düğümlenir.

Dize üçgen bandaj uygulama:

Üçgenin tabanı, dizin 3-4 parmak altında ve ucu dizin üzerine gelecek şekilde yerleştirilir. Dizin arkasından uçları çaprazlanıp, dizin üstünde uçları düğümlenir.

Göğse üçgen bandaj uygulama:

Üçgenin tepesi, omuza yerleştirilir ve tabanı göğsü saracak şekilde sırtta düğümlenir. Bu düğüm ile üçgenin tepesi, bir başka bez kullanılarak birbirine yaklaştırılarak bağlanır.

Kalçaya üçgen bandaj uygulama: 

Üçgenin tabanı uyluğun alt kısmının etrafında düğümlenir. Tepesi ise belin etrafını saran bir kemer ya da beze bağlanır

Hangi durumlarda turnike (Boğucu Sargı) uygulanmalıdır?
  • Çok sayıda yaralının bulunduğu bir ortamda tek ilk yardımcı varsa (kanamayı durdurmak ve daha sonra da diğer yaralılarla ilgilenebilmek için),
  • Yaralı güç koşullarda bir yere taşınacaksa,
  • Uzuv kopması varsa,
  • Baskı noktalarına baskı uygulamak yeterli olmuyorsa,

Turnike uygulaması kanamanın durdurulamadığı durumlarda başvurulacak en son uygulamadır. Ancak, eskisi kadar sık uygulanmamaktadır. Çünkü, uzun süreli turnike uygulanması sonucu doku harabiyeti meydana gelebilir ya da uzvun tamamen kaybına neden olunabilir.

Turnike uygulamasında dikkat edilecek hususlar neler olmalıdır?
  • Turnike uygulamasında kullanılacak malzemelerin genişliği en az 8- 10 cm olmalıdır.
  • Turnike uygulamasında ip, tel gibi kesici malzemeler kullanılmamalıdır.
  • Turnikeyi sıkmak için tahta parçası, kalem gibi malzemeler kullanılabilir.
  • Turnike kanama duruncaya kadar sıkılır, kanama durduktan sonra daha fazla sıkılmaz.
  • Turnike uygulanan bölgenin üzerine hiçbir şey örtülmez.
  • Turnike uygulamasının yapıldığı saat bir kağıda yazılmalı ve yaralının üzerine asılmalıdır.
  • Uzun süreli kanamalarda ki turnike uygulamalarında, kanayan bölgeye göre 15-20 dakikada bir turnike gevşetilmelidir.
  • Turnike uzvun koptuğu bölgeye en yakın olan ve deri bütünlüğünün bozulmamış olduğu bölgeye uygulanır,
  • Turnike, kol ve uyluk gibi tek kemikli bölgelere uygulanır, ancak ön kol ve bacağa el ve ayağın beslenmesini bozabileceği için uygulanmaz. Uzuv kopması durumlarında, ön kol ve bacağa da turnike uygulanabilir.

 

Turnike (Boğucu Sargı) uygulama tekniği:
  1. İlk yardımcı eline geniş, kuvvetli ve esnemeyen bir sargı alır,
  2. Şerit yarı uzunluğunda katlanır, uzuv etrafına sarılır,
  3. Bir ucu halkadan geçirip çekilir ve iki ucu bir araya getirilir,
  4. Kanamayı tamamen durduracak yeterlikte sıkı bir bağ atılır,
    • Sargının içinden sert cisim (kalem gibi) geçirilir ve uzva paralel konuma getirilir,
    • Kanama durana kadar sert cisim döndürülür,
  1. Sert cisim uzva dik konuma getirilerek sargı çözülmeyecek şekilde tespit edilir,
  2. Hasta/yaralının elbisesinin üzerine, adı ve turnikenin uygulandığı zaman (saat ve dakika) yazılı bir kart iğnelenir,
  3. Çok sayıda yaralı olduğunda, yaralının alnına rujla veya sabit kalemle “turnike” veya “T” harfi yazılır,
  4. Hasta/yaralı pansuman ve turnikesi görülecek şekilde battaniye ile sarılır,
  5. Turnike 15-20 dakika aralıklarla gevşetilir, sonra tekrar sıkılır.

 

Eğer, uzuv kopması var ise;

  1. Kopan parça temiz su geçirmez ağzı kapalı bir plastik torbaya yerleştirilir,
  2. Kopan parçanın konduğu torba buz içeren ikinci bir torbanın içine konulur,
  3. Kopmuş uzuv parçasının konduğu plastik torba ağzı kapatıldıktan sonra, içerisinde 1 ölçek suya 2 ölçek buz konulmuş ikinci bir torbaya ya da kovaya konulur. Bu şekilde, kopmuş uzuv parçasının buz ile direkt teması önlenmiş ve soğuk bir ortamda taşınması sağlanmış olur.
  4. Torba hasta/yaralı ile aynı vasıtaya konulur, üzerine hastanın adı ve soyadı yazılır, en geç 6 saat içinde sağlık kuruluşuna sevk edilir,
  5. Tıbbi birimler haberdar edilir (112).

B. Şok nedir?

Kalp-damar sisteminin yaşamsal organlara uygun oranda kanlanma yapamaması nedeniyle ortaya çıkan ve tansiyon düşüklüğü ile seyreden, ani gelişen akut dolaşım yetmezliğidir.

Kaç çeşit şok vardır?

Nedenlerine göre 4 çeşit şok vardır.

  • Kardiyojenik şok (Kalp kökenli)
  • Hipovolemik şok (Sıvı eksikliği)
  • Toksik şok (Zehirlenme ile ilgili)
  • Anaflaktik şok (Alerjik)

 

Şok belirtileri nelerdir?
  • Kan basıncında düşme,
  • Hızlı ve zayıf nabız,
  • Hızlı ve yüzeysel solunum,
  • Ciltte soğukluk, solukluk ve nemlilik,
  • Endişe, huzursuzluk,
  • Baş dönmesi,
  • Dudak çevresinde solukluk ya da morarma,
  • Susuzluk hissi,
  • Bilinç seviyesinde azalma,

 

Şokta ilk yardım uygulamaları nelerdir?
  • Kendinin ve çevrenin güvenliği sağlanır,
  • Hasta/yaralı sırt üstü yatırılır,
  • Hava yolunun açıklığı sağlanır,
  • Hasta/yaralının mümkün olduğunca temiz hava soluması sağlanır,
  • Varsa kanama hemen durdurulur,
  • Şok pozisyonu verilir,
  • Hasta/yaralı sıcak tutulur,
  • Hareket ettirilmez,
  • Hızlı bir şekilde sağlık kuruluşuna sevki sağlanır (112),
  • Hasta/yaralının endişe ve korkuları giderilerek psikolojik destek sağlanır.

 

Şok pozisyonu nasıl verilir?
  • Hasta/yaralı düz olarak sırtüstü yatırılır,
  • Hasta/yaralının bacakları 30 cm kadar yukarı kaldırılarak, bacakların altına destek konulur (çarşaf, battaniye, yastık, kıvrılmış giysi vb.),

 

Şok Pozisyonu

  • Üzeri örtülerek ısıtılır,
  • Yardım gelinceye kadar hasta/yaralının yanında kalınır,
  • Belli aralıklarla (2-3 dakikada bir) yaşam bulguları değerlendirilir.